Google

BALKONDAN ATILAN KÖPEK LÜTFEN OKUYUN

http://www.yasamhakkinasaygi.com/dilekce/dilekce.detay.php?id=200

 

LÜTFEN BU YUKARDAKİ LİNKE SİZDE İMZANIZI EKLEYİN BU ÇOK ÖNEMLİ...

 

Büyükşehirevlerin’ A37 blokta yaklaşık 1,5 yıldır ailem ile ikamet etmekteyim.03.05.2007 tarihi saat 22:00-23:00 arası adının Faruk Açıkel olduğunu öğrendiğim site yöneticisi tarafından aşağıdaki iki katlı pasajıda sayarsak 6.kattan yavru bir köpek kulaklarından sallandırıldıktan sonra atılmıştır.Olay benim ve yanımdaki 7 yaşındaki yiğenimin dışında köşede bulunan kuruyemişçi ve müşterileri tarafından da görülmüş ve Jandarmaya gidilerek şikayetçi olunmuştur.

Bu olaya şahit olan 7 yaşındaki yiğenim o günden beri uyuyamamakta yada kabuslarla uyanmaktadır.Taktir edersiniz ki ; böylesi insanlık dışı bir olay küçücük bir çocuğun beyninde ve ruhunda derin yaralar açacaktır.

Bugün kendinden aciz,zavallı,güçsüz bir yavru köpeğe zarar veren bir kişi yarın gözünü kırpmadan
Bir çocuğa da zarar veremez mi? Kendi ifadesinde “Köpeğin alkollü olduğunu ve kendisinin intihar ettiğini”söyleyen bu şahsın aynı zamanda büyük bir yalancı olduğunu hiçbir köpeğin yada kedinin kendi isteğiyle alkol almayacağını yada böylesi yüksek bir kattan atlamayacağını,özelliklede köpeklerdeki intihar eğiliminin sadece sahiplerinden ayrıldıktan sonra yemek yemeyerek kendilerini açlığa mahkum etmekle olabileceğini 20 yıllık bir veteriner olarak belirtmek isterim.

Halen yiğenimi parka arkadaşları ile oynamaya yollayamadığımızı da ilave etmek istiyorum.

Yönetiminizin konu ile ilgili gerekli önem ve titizliği göstereceğine inanıyor,bu şahıs hakkındaki hukuki sürecimizin başladığını özellikle bildiriyor,sizler tarafından da gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ediyorum.


Vet.Haluk Yiğit
09.05.2007

 

Beylikdüzü’nde altı aylık İngiliz Cocker cinsi köpeğini bir süre balkondan sarkıttıktan sonra altıncı kattan atarak ölümüne sebep olmakla suçlanan Faruk Açıkel, "Köpek alkollüydü. Balkondan atlayarak intihar etti" dedi.

Faruk Açıkel iddiaya göre, 2 Mayıs akşamı evinin balkonundan Oldi adlı köpeğini kulaklarından tutarak sarkıttı. Açıkel, 3 kez balkondan sarkıtığı Oldi’yi daha sonra boşluğa bıraktı. Beton zemine çakılarak ölen köpeğini çöp kutusuna atan Açıkel, "Çok içip intihar etti" dedi.

Çok bira içiyordu

Olup biteni gören binanın girişindeki şarküteri sahibi Kemal Barış ile yoldan geçen veteriner Haluk Yiğit şikáyetçi oldu. Gözaltına alınan ve 1.19 promil alkollu çıkan Açıkel ifadesinde, "Köpeğim sürekli bira içiyordu. Çok içip intihar etti" dedi. Veteriner Yiğit ise hiçbir köpeğin alıştırılmadığı sürece alkol almayacağını ve yüksek bir yerden atlayarak intihar etmeyeceğini belirtti.

Komşu kadın da şikayetçi oldu

İstanbul dışına çıktığında köpeğini, bakması için teslim ettiği komşusu Özlem Akışık da, Faruk Açıkel’den şikayetçi oldu. Terrier cinsi Pokiş adlı 6 yaşında köpeği de olan Akışık, 4 hafta baktığı Oldi’yle ilgili şöyle dedi: "Köpeği aldığımda kafasında şişlik vardı. Başına faks makinesi düştüğünü söyledi. Geri vermek istemedim. Ama ikna edemedim."

Yorum (14) Yorum yaz!

ANTALYA ALMAN ÇOBAN KÖPEĞİ YARIŞMASI

1 ANTALYA İŞ KÖPEKLERİ YARIŞMASI 26 MAYIS 2007

1. Antalya Eğitim Yarışması Antalya Varsak Stadında düzenlenecektir.


Adres: Süleyman Demirel Bulvarı VARSAK-ANTALYA
KROKİ

Hakem: Uwe Stolpe

Katılım Ücretleri:
Dernek üyeleri: 20 YTL
Üye olmayanlar: 50 YTL
Yurtdışı Katılımcıları: 10 Euro
Not: Önceden kayıt yaptırılmış olmasına rağmen yarışma alanında yapılacak ödemelerde iki katı ücret alınacaktır.

Yarışmaya katılacak köpeklerin Uluslararası geçerliği olan şeceresi veya Alman Çoban Köpekleri Derneğine
ait kayıt belgesi olmaları ve köpeğin tüm belgelerinin(aşı karnesi dahil) yarışma alanında ibraz edilmesi gerekmektedir .
(Kulak Numaralarının yapılmış olması gerekmektedir).

Mutlaka son kayıt tarihinden önce kayıt yaptırmış olması gerekmektedir, yarışma alanında kayıt yapılamayacaktır.


Alman Çoban Köpekleri Derneğimizin ve SV 'un sınav yönetmeliğinde belirtilen kurallara göre yapılacaktır .

Sınav türleri:

- BH-Sınavı (15 ay üstü)

- Sch1-sınavı (18 ay üstü)

Sınav yönetmeliği :

Dikkat!!!!:Bir günde yapılabilinecek(WUSV Yönetmeliği) Toplam Sınav Birimi 30 dur.

BH Sınavı bir Köpek için 2 Birim / SCH1 veya RH sınvları bir Köpek için 3 Birimdir.

Dolayısıyla Köpek Kayıt sayısı sınırlıdır.

Yaışma Ödülleri:

Sınav 1. lerine 1. lik Madalyası

Sınav 2. lerine 2. lik Madalyası

Sınav 3. lerine 3. lük Madalyası

Yarışma Programı:

saat 08.00 Iz sürme sınavı(Sch1 sınavına giren köpekler için)

9.00-10.00 BH-(refakat) sınavı 1.Bölüm

10.00-12.00 BH-sınavı ikinci Bölüm

12.00-14.00 Sch1 B ve C Bölümleri

14.00-18.00 RH 1 sınavı

SON KAYIT TARİHİ: 22.MAYIS 2007

1. ANTALYA ŞAMPİYONASI 27 MAYIS 2007

Alman Çoban Köpekleri Irk Standartları Antalya Varsak Stadında düzenlenecektir.


Adres: Süleyman Demirel Bulvarı VARSAK-ANTALYA
KROKİ

Hakem: Hans-Peter Fettten

Katılım Ücretleri:
Dernek üyeleri: 20 YTL
Üye olmayanlar: 50 YTL
Yurtdışı Katılımcıları: 10 Euro
Not: Önceden kayıt yaptırılmış olmasına rağmen yarışma alanında yapılacak ödemelerde iki katı ücret alınacaktır.

Yarışma ile ilgili bazı hususlar:
Yarışma Erkekler ve Dişiler olarak toplam 14 grup halinde yapılacaktır.

Yarışmaya katılacak köpeklerin Uluslararası geçerliği olan şeceresi veya Alman Çoban Köpekleri Derneğine
ait kayıt belgesi olmaları ve köpeğin tüm belgelerinin(aşı karnesi dahil) yarışma alanında ibraz edilmesi gerekmektedir .
(Kulak Numaralarının yapılmış olması gerekmektedir).

Mutlaka son kayıt tarihinden önce kayıt yaptırmış olması gerekmektedir, yarışma alanında kayıt yapılamayacaktır.


Irk standartları Yarışması:

Gruplar
1)3-6 ay arası
2) 6 – 9 ay arası
3) 9 – 12 ay arası
4) 12 – 18 ay arası
5) 18 – 24 ay arası
6) 24 ay ve üstü açık Sınıf (Sch1 veya İPO 1 Sınavı olmayan Köpekler için;Karakter testi yapılmayacaktır.)

7) 24 ay ve üstü İş Köpekleri (en az Sch1 veya İPO 1 Sınavı olanlar;Karakter testi yapılmayacaktır.)
Köpekler yarışacaktır.




Yarışma Ödülleri:

Grup 1. lerine 1. Kupası ve Madalya
Grup 2. lerine 2. Kupası ve Madalya
Grup 3. lerine 3. Kupası ve Madalya

4. ve5.lere Madalya
- Her Katılımcı katılımından dolayı Sertifika alacaktır.
- Her Katılımcı Hakem'den Köpeğin not ayrıntıları ile ilgili Form alacaktır.

Yarışma Programı:

08.15 Dernek Başkanının Konuşması ve Yarışma Sunumu.
Saat 08.30 Irk Standartları Yarışması başlıyor.



SON KAYIT TARİHİ: 22.MAYIS 2007

Yorum (4) Yorum yaz!

yakışıklı oğlumuz HERO

BU YAKIŞIKLIDA AĞBİMİN 2. OĞLU HERO.ALMAN ÇOBAN KÖPEĞİ ALMANYADAN SECERELİ KULAĞI NUMARALI DAHA 9 AYLIK OLMASINA RAĞMEN MAŞALLAHI VAR.ANGİYLE ARALARI PEK İYİ DEĞİL MAALESEF...AMA ONUDA ÇOK SEVİYORUM....hero çok asil duruyor öyle degilmi?yorumlarınızı bekliyorum...

Yorum (5) Yorum yaz!

evcil hayvanlar ve çocuklar

Evcil hayvanlar ve çocuklar

Evcil hayvanlar ve çocuklar: Nelere dikkat etmelisiniz?

Hayvan sevgisi insana büyük bir mutluluk verir ve araştırmalar evcil hayvan beslemenin kişinin ruh sağlığı açısından son derece yararlı olduğunu da ortaya koymuştur. Hayvan beslemek stresi azaltır, çocuklarda sorumluluk duygusunu pekiştirir, yaşlılar için moral kaynağı olur ve insanı hayata bağlar, terk edilmişlik duygusundan uzaklaştırır.

Buna karşın evcil hayvanlardan insanlara bazı hastalıkların geçebileceği de unutulmamalıdır. En yaygın görülen hastalıklar mide-bağırsak hastalıkları, cilt hastalıkları ve parazitlerdir. Ayrıca kuşlardan psitakoz hastalığının geçme riski vardır. Ancak bu sorunların bazı temizlik kurallarına uyulması ile önlenmesi mümkündür.

Çocukların da aşağıda belirtilen bu temizlik kurallarını bilmeleri ve bunlara dikkat etmeleri sağlanmalıdır:

Evcil hayvanlara ve yiyeceklerine, özellikle yedikleri etlere dokunduktan sonra, kendi yiyeceklerinize dokunmadan önce ellerinizi mutlaka yıkamalısınız.

İnsanların yiyeceklerini hayvanlardan uzak tutmalı ve hayvanların mutfak tezgahına ve masaların üzerine çıkmasına engel olmalısınız.

Evcil hayvanların yiyecekleri ile insanların yiyeceklerinin birbirine karışmamasına özen göstermeli, hayvanların kaplarını ayrı olarak yıkamalısınız.

Hayvanların yedikleri etleri pişirmelisiniz. Köpeklere kesinlikle çiğ sakatat yedirmemelisiniz. Çiğ sakatatlarda parazitler bulunabilir ve bu parazitler evcil hayvana geçebilir. Köpeklerden insanlara geçen hidatit hastalığı insanların akciğer, karaciğer, beyin gibi organlarında kistlere neden olabilmektedir.

Gerektiğinde evcil hayvana parazit dökücü ilaçlar vermelisiniz.

Çocukların ve bebeklerin emekleyip, oynadıkları yerlerde hayvan pisliği olmamasına dikkat etmelisiniz. Kedi kumlarının üstünü kapalı tutmalısınız.

Hamile kadınlar hayvan pisliği ile temas etmemelidir. Hayvan pisliğinden toksoplazma hastalığı geçebilmekte ve ciddi sonuçlara yol açabilmektedir.

Çocukların hasta hayvanları ellemesini engellemelisiniz.

Kuş kafeslerindeki pislikleri temizlemeli, kafeslerden gelen tozları içinize çekmemeli, kuşlara dudaklarınızı değdirmemeli ve kuşu elledikten sonra ellerinizi mutlaka yıkamalısınız.

Hayvanınızın aşılarını ve veteriner kontrollerini aksatmamalısınız.

Köpek ısırmalarını önlemek için
Çoğunlukla ev köpekleri insanları ısırmasa da, onların hayvan olduğunu ve ne zaman ne yapacaklarının belli olmayacağını unutmamalısınız. Köpekler oyuncak değildir ve küçük çocuklar oyun amacıyla yaklaştığında, korkarak kendini korumak amacıyla bazı hareketler yapabilirler.

Bu sorunları önlemek için şunlara dikkat etmelisiniz:

Beş yaşından küçük çocukları evin köpeği ya da başka köpeklerle yalnız bırakmamalısınız.

Köpeklerin yanında bulunan çocuklara, özellikle hayvanın beslenme saati geldiğinde göz kulak olmalısınız.

Çocuklara uyuyan köpeklere dokunmamalarını ve köpekleri kızdırmamalarını öğretmelisiniz.

Evin köpeğini eve yeni gelen bir çocuğa yavaş yavaş alıştırmalı ve mutlaka çocuğun başında bulunmalısınız.

Çocuklara yabancı köpeklere asla yaklaşmamaları gerektiğini öğretmelisiniz.

Zincirli ya da arabanın içinde olsa da, tanımadıkları köpeklerden uzak durmaları gerektiğini öğretmelisiniz.

Yorum (2) Yorum yaz!

beylikdüzü barınağına terkedilmiş cocker yuva arıyor..

 

 

 

BEYLİKDÜZÜ barınağında 2 yaşında, dişi, son derece tatlı, sahibi tarafından terkedilmiş bir cocker var. büyük köpeklerin arasında yaşaması imkansız olduğu için kafeste tutuluyor maalesef. son derece mutsuz. acilen bir yuva bulmamız lazım.

Yorum (9) Yorum yaz!

hayvansevenler

arkadaşlar sitemizin tasarımı değişti bakın bakalım beğenecekmisiniz...

 

www.cockerspanielailesi.com  bütün hayvanseverleri bekliyoruz sitemize.

Yorum (yok) Yorum yaz!

İYİ Kİ DOĞDUN BARIŞ'IM

barış'ım,halasının bitanesi.doğumgünün kutlu olsun.keşke yanımda olabilsende sana doya doya sarılarak kutlayabilsem doğumgününü.seni çok özledim.babaannen,deden ve benim için çok özelsin.allah bir daha sensiz doğumgünü yaşatmasın bize.çok ama çok acı.SENİ ÇOK SEVİYORUZZZ...

Yorum (5) Yorum yaz!

sizce köpekler sahibine benzer mi??? bakın ve görün ne kadar şir

nasıl begendinizmi,hepsi çok şirin öyle degilmi,ben çocukları ve köpekleri çok seviyorum,blogumda sık sık onlarla ilgili resim ve yazılar görebilirsiniz,herkese mutlu bir gün diliyorum,ve yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar....siz en çok hangi köpegi sahibine benzettiniz,seçim yapmak zor ama,...ablam bloguna ve sitesine yeni takı modelleri ekledi ziyaret edin lütfen sitesi www.takihobi.com blogu www.takihobi.blogcu.com

Yorum (5) Yorum yaz!

KÖPEKLERİMİZİN 10 RİCASI

TÜM HAYVANSEVERLER VE KÖPEK BESLEMEK İSTEYENLER DİKKATLİCE OKUSUN LÜTFEN.

bu kazagıda ablam ördü,nasıl begendinizmi?ben, tüm ailem hayvanları çok seviyoruz,bizim evimizde herzaman baktıgımız ,sevdigimiz,hayatımızı paylaştıgımız bir hayvanımız mutlaka olmuştur.şimdi okuyun lütfen ...

KÖPEKLERİMİZİN 10 RİCASI

1-Benim hayatım 10-15 yıl sürer. Senden ayrılığım bana acı verir. Beni almadan önce bunu düşün.

2- Bana, senin benden istediklerini anlayacağım bir süre ver.

3- Benim içimde sevgi duygusu uyandır ben bununla yaşarım.

4- Bana hiç bir zaman uzun süreli darılma ve cezalandırmak için bir yere kapatma. Senin hayatında iş, eğlence ve arkadaşların var. Benim hayatımda ise sadece sen varsın.

5- Arada sırada benimle konuş. Sözlerini anlamasam bile bana yönelttiğin sesini anlarım.

6- Bana daima nasıl davranılması gerektiğini bil. Ben hiç bir zaman
unutmam.


7- Beni dövmeden önce aslında dişlerimle kemiklerini un ufak edebileceğimi, ancak asla böyle bir yola başvurmayacağımı düşün.

8- Beni "isteksiz, tembel ve inatçı" diye azarlamadan önce düşün: Belki yediğim yemek dokunmuştur, belki güneşin altında uzun zaman kalmışımdır veya halim kalmamıştır.

9- Yaşlandığımda benimle ilgilen, bir gün sen de yaşlanacaksın.

10- Her zor anımda yanımda ol, "benim içim kaldırmaz" veya "ben görmeden olsun" deme, çünkü benim için her şey seninle birlikte daha kolay...
_________________
ANGİİ BENİM HERŞEYİM...

Yorum (6) Yorum yaz!

BİR SOKAK KÖPEĞİNİN ANLATTIKLARI

BİR SOKAK KÖPEĞİNİN ANLATTIKLARI



Ben, benim gibi bir sokak köpeğinin, çöplükte doğurduğu yedi kardeşten
biriyim. İlk doğan ben olduğum için diğer kardeşlerden biraz daha iriydim.
Annem hastalanıp sütü azaldığında, ben daha çok süt emmeyi başardım.
Kardeşlerim yeterli doyamadıklarından birer birer öldüler. Tek başıma
kalmıştım ama, annemin hastalığı nedeniyle azalan sütü beni doyurmuyordu.
Ölümle yaşam arasındaki ipince bir çizginin üzerindeydim. Çöplükte
bulabildiğim yumuşak yiyecekleri yemeyi çabuk öğrendim. Bir süre sonra annem
de öldü. Yapayalnız ve savunmasız kalakalmıştım. Annemin bir deri , bir
kemik kalmış bedeninin sıcaklığından da yoksun kalmıştım. Çöplerin arasında
kendime. bir yer edindim

Yaşam çöplükte bulduğum yiyeceklerle sürüp gidiyordu. Ben de
çocukluğumu yaşamak istiyordum çöplüğümüzde. oyun oynayabileceğim hiçbir
yavru köpek yoktu. Bir gün benden çok daha küçük yavru köpekler gördüm.
Sevinçle yanlarına gittim. Amacım onlarla oynamaktı. Yavruların annesi beni
çok kötü hırpaladı. Belli ki yavrularına kötülük yapacağımı sanmıştı. Zaten
yiyecek ararken, büyük köpekler beni sık sık hırpalıyorlardı.

İçimde bir dürtü vardı. Senin köpeklerden başka dostların var. Niye
onları bulup ta oynamıyorsun diyordu iç güdüm. Yiyecek ararken, yola
indiğimi farketmemiştim bile. Dört çocuk beni yakalamak için üzerime
geldiler. Korkup kaçmak istedim. İçimdeki dürtü dur kaçma diye uyardı beni.
Durdum ve kuyruğumu sallıyarak yanıma gelmelerini bekledim. İçimden. işte
seni ömür boyu sahiplenecek olan insanlar bunlar diye geçirdim.

Geldiler ve beni tutup okşamaya başladılar. Ne kadar sevindiğimi
anlatamam Bu çocukların beni evlerine götüreceklerini, nefis yiyeceklerle,
karnımı güzelce doyuracaklarını zannediyordum Çocuklardan biri çöplüğün
içinden bulduğu bir ipi boynuma geçirip bağladı. İp boynumu..

sıkıyordu. Nasıl olsa evlerine götürdüklerinde çözerler diye aldırmadım.
Beni evlerinin yakınına getirdiklerinde, bir tenekeyi, buldukları iple
kuyruğuma bağladılar. Sonra da kıyasıya dövmeye başladılar. Can havliyle
kaçmaya başladım. Kuyruğuma bağladıkları tenekeden çok korkmuştum. Öylesine
korkunç sesler çıkarıyordu ki. Çöplüğüme ulaştığımda kurtulduğuma çok
sevinmiştim.

Boynumu sıkan bu ip ve kuyruğuma bağlı tenekeyle ben ne
yapacaktım. Yiyecek bir şeyler bulup, yutkunmakta zorluk çekerek karnımı
doyurmaya çalıştım. Boynumdaki ip yüzünden boğulacak gibiydim. Çaresiz yola
çıkıp bir kurtarıcı beklemeye başladım. Karşıdan bir adamın geldiğini
görünce koşarak yanına gittim. Acındıracak sesler çıkararak yaltaklanmaya
başladım. Adam çok iyi bir insanmış. Hemen boynumdaki ipi ve kuyruğuma bağlı
tenekeyi çözüp bu zor durumdan beni kurtardı. Üstelik omuzundaki torbadan
bana taze ekmek verdi. O gün yediğim o ekmeği ömrüm boyunca unutamıyacağım.

Belki beni sahiplenir diye peşinden gitmeye başladım. Kasabaya
vardığımızda bir kahvehaneye girip oturdu. O çayını içerken, ben onu
dışarıda beklemeye başladım. Yakınımdan çocukların geçtiklerini gördüğümde,
uygun bir yer bulup gizlenmeye çalıştım. Bu adam beni sevdi, bana yiyecek
verdi. O artık benim sahibim diyordum. Kahvehaneden çıkıp ilerlediğinde yine
peşine takıldım. Evine varıncaya kadar beni farketmedi bile.Ancak evine
girerken beni farketti.

Bak şuna yahu, ta buralara kadar peşimden gelmiş dedi. Beni
kovmadığı için çok sevindim. Kuyruğumu sallayarak, sevgimi ifade eden sesler
çıkararak karşılık verdim kendisine. Evine girip çıkması bir oldu. Elindeki
yoğurt kasesinde belli ki bana getirdiği yiyecek vardı. Sevinçle yanına
gittim. Kasedeki yiyecek ömrüm boyunca hiç tatmadığım, nefis bir yiyecekti.
Ne olur ne olmaz diye, olur a benden büyük bir köpek gelir yiyeceğimi alır
önümden, korkusuyla hızla yiyeceğimi bitirdim. Karnım iyice doymuştu. Evin
duvarı dibine yatıp uyumak istedim. Henüz uyumadan çocuklar etrafımı sardı.
Kimi hoşt diye bağırıyor, kimi elindeki taşı rast gele atıyordu. Yine
boynuma ip takarlar, kuyruğuma teneke bağlarlar diye çok korktum. Bütün
gücümü ayaklarıma vererek oradan hızla kaçtım.

Günlerce o iyi adamı bekledim yollarda. Hiç rastlamadım ona. Zaman
zaman çocuklarla karşılaşıyordum. Hızla kaçıyordum onlardan. Çöplükteki
hayat akıp gidiyordu. Ben hızla büyüyordum. Hep ben kaçmıştım çocuklardan.
Şimdi onlar kaçıyorlar benden. Çöplüğümüze giren çocuk oldu mu diğer
köpeklerle birlikte onları kovuyoruz.

Çöplükte bulduğum bir yiyeceği naylon torbadan çıkarmaya
uğraşıyordum. Birden sırtıma çok kötü bir darbe yedim. Can havliyle ileriye
fırladım. Dönüp baktığımda, elinde sopa olan bir çocuk vardı. Bir kere
vurduğu yetmiyormuş gibi ikincisini vurmaya hazırlanıyordu. Hemen atladım
üzerine. Onu yere devirip bir çok yerinden ısırdım. Yalnız vurduğu sopanın
değil, geçmişte bana çektirilenlerin tüm acılarını, o çocuktan çıkarırcasına
ısırdım.

Daha çok küçükken, köpeğin biri bir çocuğu ısırmıştı. Silahlı
adamlar gelip o köpeği öldürdüler. Ben çok küçük olduğum için bana
dokunmadılar. İçimi bir korku sardı. Ya beni de öldürmeye gelirlerse diye.
Hızla uzaklaştım çöplükten. Günlerce hendeklerde yoğun çalılıklar arasında
dolandım durdum.. Çoğu kez aç yatıp aç kalkıyordum. Bende yaşamak
istiyordum. Benim de yaşamaya hakkım yok muydu.

Keşke benim de bir sahibim olsaydı. Bağ evlerindeki, sığır
çiftliklerindeki bekçi köpeklerine imreniyordum. Beni sahiplenirler diye
yanına sokulduğum insanlar kovuyorlardı beni. Bazıları taşlıyorlardı bile.

Çalıların dibine çökmüş, ne olacak benim halim, bu açlığa ne kadar
dayanabilirim diye düşünüyordum. Önümden bir sütçü arabası geçtiğinde umutla
düştüm peşine. Çiftliğe vardığımızda, sürücünün yanına gidip kuyruğumu
sallamaya ve sevgi sesleri çıkarmaya başladım. Gel kuçu kuçu, gel bakayım,
belliki sen çok acıkmışsın dediğinde dünyalar benim oldu. Hemen girdim
çiftliğe. Güğümleri çalkaladığı suyu bir kaba boşalttı. Kocaman bir ekmek
doğrayıp önüme koydu. Önüme koyduğu yiyecek o kadar çoktu ki, bitirdiğimde
çatlayacağımı zannetmiştim.

Ben artık çiftliğmizin bekçisi oldum. Yabancıların, hele hele
çocukların çiftliğimize girmelerine asla izin vermiyorum. Hele sahibimin
beni çok seviyor olması, beni öylesine mutlu ediyor ki.

***

İşte böyle anlattı Karabaş yaşadıklarını. Bizler tartışa duralım,
köpekler öldürülsün mü, kısırlaştırılsın mı yoksa köpek yiyen ülkelere mi
satalım diye. Karabaşa bunca çileyi çektirenlerin hiç mi kusuru yok. Hiçbir
neden yokken köpek niye saldırsın insanlara. Her hayvan iki nedenle
saldırgan olur. Ya önünden yiyeceği alındığında, yada canı çok fena
yandığında.

Hele o sokak köpeğinin önüne bir çökün. Elinizle toprağa birkaç
şaplak atın. O çok korktuğunuz köpeğin, yanınıza dostça gelişine şaşarsınız.
Eğer cebinizde birkaç bisküvi bulundurursanız, onları o çok korktuğunuz
sokak köpeğine verin. Her gün sizi candan karşılayan bir dost kazanmanın
mutluluğunu yaşatsın size.

Eğer başını kaldıramayan, sağa sola dönüş yapamayan, hele hele
ağzından salyalar akan bir köpek görürseniz hemen kaçın. Kaçın ama düz
değil, zikzaklar yaparak kaçın ve görevlileri durumdan haberdar edin. Zira o
köpek mutlaka kudurmuştur.

Köpeğin bedeninde ter bezleri yoktur. Bu nedenle köpek sadece
dilinden ter akıtır. Terle salyayı biribirine karıştırmamak gerekir. Ayrıca
köpeğin kuyruğu simgedir. Eğer köpek kuyruğunu sallıyorsa, sizinle dostluk
kurmak istediğini belirtir. Kuyruğunu sallamıyorsa ondan uzak durulması
gerekir. Saldıran köpekten kurtulmanın yolu kaçmak değildir. Bu durumda
korunmanın en güzel yolu yere çökmektir. Yerden taş alıyor gibi davranmak
onu saldırmaktan caydıracaktır.

Köpek dostlarımıza barınaklar hazırlanıncaya kadar, onlarla
sokaklarda hep karşılaşacağız. Şunu da iyi bilmek gerekir. Çocuk istiyor
diye köpek alınmaması, alınmışsa çocuk bıktıktan sonra sokağa bırakılmaması
gerekir. Benim Amerika'daki torunum köpek istedi diye evlerinin iki dönümlük
bahçesini telle çevirttiler. Nedenini sorduğumda "köpeği sokağa salmanın
cezası ödenemeyecek kadar ağır" dedi kızım.Bir aylık deneme sürecinde,
köpeği bakamayacaklarına karar vererek aldıkları yere, geri verdiler.

Eğer çocuk istedi diye her önüne gelen köpek alır ve çocuğu
bıktığında sokağa salıverirse, onca köpeğe barınak nasıl sağlanır bilemem.
Korunaklar hazırlanırken, sokağa köpek bırakmayı yasaklayan yasanın da
ivedilikle çıkarılması gerekir.

Yorum (2) Yorum yaz!



Create Your Own Countdown